gözlerimin çanağına asılı yürek nasırlarımdünden kalma sensizliği omuzlayarakyalnızlık köşkünden gün aralıyorumnasılım diye
Düşünce dehlizinde gördüm kendimiNasıl sevdiysemAklım şaştı kalbimeBu nasıl bir aşktır ey RabbimNe oluru, ne olmazı bulunmuyor
İki bük
onlar vuruldu, insanlık öldüve hepsi daha çocuktufiravun her zamanki gibi azgın,hunhar ve canavardıbir kurşunda iki can diyordu dişi canavarvah
şafaktan bir ayin gözlerimdegölgeleri yükselmiş zaman kavşağıomuzlarıma iniyor kasveti aşkınsaçakları puslu günah yumağışehvetine kız
sen yüksel, ben alçalırımayakların yere basmıyorsabaşın arşa erişsinfark etmez…ben toprağa karışırım
gülün renginden çalıpn
Her yanım zevki sefa olsa daSarayların tahtlarına konsam daHer savaştan zaferlerle çıksam daSen yoksan, anlamı yok be sılam
Soframda cennetin meyveleri
Nasırlı ellerinde emek çatlaklarıSırtından terler akıp iniyorYüz hatlarında derin bir endişeKim bilir?Maaşı naaşını kaldırmaya yetmez
Sistematik zu
havada hazan bir koku varbedende sıkışan canın çilesi gelmiyor diledudaklar yorgun, eller yorgun, zaman yorguntakvimlerden bir bir eksiliyor yapraklarg&u
Sahibem;Boşlukta yükselen gölgelerde gördüm kendi cürümümüGidişin Roma’nın yıkılışı sevgiliYüreğime zincirler
imarsız yüreğim,iskânsız sevdam,çarpık kalbimve kaçak sevgilimgecekondu aşksöyle,şimdi ne yapmalıyım?