çalılıktan atlarkenyüreğime takıldıngül teninden geçiyordumcanımı çok acıttındiken gül’de saklıymışbilemedim
sokak yo
Çatlamış dudağımın kıyısında sükûnet çanlarıKum saati istasyonlarda şarap kokusuBöğrüme oturmuş krampın acısıyla kıvranırkenY
Ab-ı hayat ne zordur aşk-ı beşer oluncaZecrinde boğulursun varamadan muradaEvirip çevirsen de sığmıyor ki kabınaİnsanoğlu acayip, kapılma rüzgarına
Dudaklarının iz bıraktığı boyalara kusarak nefretimi, bir şişe şaraba gömdüğün sevdanın pusulasını yırtıyorum bu gece.
Şimdi sus, gülüşlerinde öğrendiğim susmalarıma kulak verPamuktan ipliğe bağlı yüreğime dokunursan kanarımSevişlerime yüklediğin acıyı t
onlar vuruldu, insanlık öldüve hepsi daha çocuktufiravun her zamanki gibi azgın,hunhar ve canavardıbir kurşunda iki can diyordu dişi canavarvah
beynime bağdaş kurmuş düşünceler sürüsügecenin zifir gözlerinden geçerkenhayallerimin dövüldüğü ateşte
gönül arkımda hicran yemeniiki tur, üç hamle ve elimde tek pul vardönsem mi, bitsem mi, uzatsam mı oyunugitmek, kalmak yada susmak ay
Kirpiklerine bakışlarımı astığımdan beri, soluma yediğim yumruğun ağrısındayım.Neşter vursan, kanım akmazcasına yokluğuna buz kesilmiş haldeyim…
Şaşkın
günlerden pazar ertesiözlemlerin oluştuduğu kuyruk kilometrelercekan kusuyor midem ve keyfim arazibirikmiş acılarımı toplamıyor belediyeduyduğuma g&ou