Kalem sahibi ile iletişime geçin

Eyyâm-ı nahr

Geldi vakit, insin bıçak boynuma
Kor kırmızı, al sürülsün alnıma
İyd-el Adha, yaklaşmaktır Allah’a
İsmail ol, teslimiyet yolunda

Mülkiyet-i varı olan bedeli ödemeli
Fakirin sofrasına hakkını götürmeli
Yetimin yüzüne bir sevinç ekilmeli
İlahi teveccühün budur ancak emeli

Küslükler enkazından artık barış çıkmalı
Cümle Müslüman olan özüne sarılmalı
Uzak/yakın demeden kapılar çalınmalı
Kalplerin fethinde dualar alınmalı

Bir Müslüman bilmez ise özünü
Batıl elbet çıkarır hak gözünü
Kaç bin yıldır dövülüyor inancım
Seni bilmem, su söndürmez közümü

Çarşınız pazar olsun ey millet
Göz nazarı bitsin artık bu zillet
Levrek vakti at oltanı balıkçı
Son derece modadır suşi yemek

Katliam diye velvele çıkaranlar
Moda diye kürk taşıyor sırtında
Tek çizmesi kurbanı vezin eyler
Figanı niza ile özümü viran eyler

Hayvan hakkı, elbet zulm etmeyelim
Önce Allah, önce hakkı bilelim
Adamanın sırrı mananın içindedir
Kibrin alası da insanın nefsindedir

Gel ey ülkümün uzak/yakın kardeşi
Kalbi kalbe sararak meydanı şen edelim
Vakit helalleşme, bayramlaşma vaktidir
Mübarek bir buseyle, el ve yanak öpelim.

onağustosikibinondokuz / stockholm – özlenen bayramlara…

YORUMLA

DEVAMINI OKU
Duygularınızı yorumlayın

Yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.