ANA SAYFA | ETKİLİ SÖZLER | SATIŞ TEKNİKLERİ | BİYOGRAFİ |  İLETİŞİM
Mart 23rd, 2010

Oysa ben; kuyuya düşmüş Yusuf kadar masumdum

Vuslatı celp edip gözlerinde güneşe tutunduğumdan bu yana, kekremsi bir acının güz mevsimine düşüyorum kendi içimde.

Şimdi hangi kıbleye dönse yüzüm ve hangi seccadeye inse alnım şavkından cemalime düşen ayrılığı görüyorum…

Bu yüzden tanrılar katında duası yarım kalmış adam sıfatındayım ve bu yüzden ateşten gömleği taşıyorum sırtımda…

Oysa ben; kuyuya düşmüş Yusuf kadar masumdum ve sen bir Züleyha cüretiyle kanıma girmeye çalışıp, ardından ittin zindanlarına…

Hâlbuki Leyla’nın Mecnun’u gibi kendi yürek çöllerimde susamıştım sana…

Yıllanmış şarap narına düşmüş kadar esrik ve görmeyen kibir kadar kördü gözlerin…

Biz ki; toprağı yaman törelerin yumruk içine bilenmiş sevdaların tozuyduk hayat yolunda.

Namluya göğüs germiş memleket kadar cesur, muarız erlerine baş kaldırarak kendi sevdasının ipine asılıp hayata meydan okuyan anaların çocuklarıyız.

Ah sen! Şehveti göğsüne dekolte etmiş, tükenmiş iffeti büyük bir heybetle ayaklarının altında ezerken, kaç ölüm birden geçiyor sinemden bir bilsen…

Ş.Semihhan AYDEMİR

Yazar: Ş.Semihhan AYDEMİR | Kategori YAZILAR | Etiketler:: , , , , , , , , , , , , , , ,

0 Yorum »

Henuz yorum yok.

RSS yorumlardan haberdar ol.

Yorum yapın