keşiş bir acının mabedinde tutuşarak çıra misali
yari canan, hesapsız sorgularınla mıhlıyorum beynimi
sorgu zade yüreğim çıkmaz yanıtlara uzanırken anlamsız
sözüme dövünüp, özüme sövüyorum bu gece
zamanın izleri kocaman yarıklar açıyor yüzümde
güvez renginde duruyor şavkımdaki cemalin
heybe madam, fezaya uzanmamış eller hakkı bilmez
rahman katında seni yüreğime mazhar eyledim
anlamadın
şimdi yanaklarımı öpüyor gözyaşlarım
dön bak ruhumun ecrinde yarattığın eseri
görmediğime inanmam, hakkı bilmem diyorsun
o zaman gör bak, beni bil, bil ki seni sevdim
vay be…
örselenmiş aşkların yalnızlık dramında ikimiz
iki farklı lehçede, farklı iklimlerin koynunda çelimsiziz
ah sen, laf dinlemez, söz söyletmez sevgili
on ikiden başarıyla taktın asıl çelmeni
şimdi içimdeki haydut çocuklar ölü
yitirilmiş duyguların küllerini savuruyorum
bakma öyle yüzüme, bakma
nisan yağmurlarında gözyaşlarımı kurutuyorum.
Ş.Semihhan AYDEMİR

