Anlamsız zamanın seyrindeyim
Bir adım geride, bir adım kendi içimde
Süzülüp gecenin avuçlarından
Kendi hayat çukuruma,
Kendi mezarıma düşüyorum öylece…
Ve gıyabımda ölüyüm
Beyazdan bez parçasına sarılmış
Ölümde kendimi,
Kendimde yaşamayı görüyorum
Kendi ruhuma okuyorum fatiha’yı
Ne arkamdan bir el sallayan
Nede üstüme toprak atan
Öyle üstü açık bir enkazdayım
Yüzümde duruyor matemi hüzün
Çukura nasıl düştüğümü anlamadan
Aynada görür gibi
Görüyorum kendimi
Fecrimin son durağı burası olsa gerek
Film gibi, perde indi ve hayat bitti
Bir anlam yüklemeden bakışlarıma
Saatlerce izliyorum kendimi
Oysa musallayı görmek isterdim
Doğuşuma ezan’ın okunması gibi
Ölüşüme sala’nın okunmasını isterdim
Örneğin nasıl bilirdiniz diye sorulmasını
İyi bilirdik iyi diye yükselen seslerden
Gerçekten nasıl bilirdiniz?
Kaçının nasıl bildiğini bilmek isterdim
Usulen, icap üzerine sorulsa bile
Hangi haklarınızı nasıl helal ederdiniz
Bilmek isterdim…
Yazar: Ş.Semihhan AYDEMİR
