Keder-i sıfatı giydirdiğinden beri zatı halıma!
Şems-in pervazına dudak payınca oflaz figürler yolluyorum senin adına… (Ş.Semihhan AYDEMİR)
oflaz figürler yolluyorum senin adına
Tanımadık şehirler
Tanımadık şehirler inşa ediyorum, caddeler boyu sen, sokaklar boyu ben olan… (Ş.Semihhan AYDEMİR)
Şevval
Şevval bir gecenin ayaz boyundan devril koynuma yar! Düşün ki arzu halden geçmiş bir zemheriyim gönül kapında. (Ş.Semihhan AYDEMİR)
günün birinde
Tek bir damla göz yaşına, cihanı bombalayarak girerim kanlı bir intiharla günaha! Bu sevda tarih yazmasa da, tarih bu sevdayı yazmaya mahkum olacaktır günün birinde… (Ş.Semihhan AYDEMİR)
ezva-i meftun
gönül arkımda hicran yemeni
iki tur, üç hamle ve elimde tek pul var
dönsem mi, bitsem mi, uzatsam mı oyunu
gitmek, kalmak yada susmak aynı noktada
vebaline razı bırakarak hayat pulumu
ve kalkıyorum masadan
ben sevdamı ezelden toptan almışam
mahşer-i zakkum kadehinden içmişem zehri
saray kapılarından geçer gibi geçmişem şerden
sen daha ne gördün ki be kadın
şerha şerha kendime bölündüğümde bile
kulaç kulaç gülümserim aleme
cihana bağlamışam han/dan soyumu
gülistan sarayında vurulsun boynum
ne fark eder?
gözlerim ferci sadıkta ışıldar
ve şems’in yanağından inerim aleme
