Kalem sahibi ile iletişime geçin

SIIRLERIM

göm beni aşka

yüreğime kurduğun baz istasyonunun
salgıladığı duygular aşkı üretiyor
her gün biraz daha etkileniyor hücrelerim
beyin frekansımdan bir nida yükseliyor
kemanın yayına kulak kabartır gibi
kalbime pür dikkat kesiliyorum
seni düşündüğüm zamanlarda…

düşünceler gece bültenini sunuyor
kandillinin dahi fark edemediği
ölçümlenememiş bir deprem meydana geliyor
göğsümün kafesi sarsılınca birden
gözlerimin devirdiği dalgalar
öngörülemeyen bir tsunami meydana getiriyor
sel olup sana akıyor yüreğim…

biz ki…
deprem yönetmeliğine uygun inşa ettik bu aşkı
şimdi…
çarpık kentleşmenin bozuk alt yapısı gibi gözlerim
su altında kaldı yanaklarım
yoksun ya…
gece kondu misali devriliyor yüreğim
yetkilileri göreve davet ediyorum
ve şikayetçiyim…
benden çalan var, mutlaka bulunmalı diyorum

öpüşlerinle inşa ettiğin heyecanlarım
yokluğuna yıkılıyor…
ne kadar dibe çöktüysem kendimi bulamıyorum
biran önce kurtarma ekibi yollanmalı
ya da dur! kalsın… sen gel…
parmakların kazma, avuçların kürek
delil bırakmadan, göm beni aşka.

YORUMLA

DEVAMINI OKU
Duygularınızı yorumlayın

Yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SIIRLERIM

sessiz film…

gece kıyımda aydınlanmak için sokuldu
ki ben daha karanlıktım
şaşırdım doğrusu böyle vuslata
parmaklarım ucundan kırılıyor
kirpiklerim salkım saçak yerlerde
göz kapaklarım bir dağı omuzlar gibi
yokluğundan geçiyordu

dilim ters kelepçede
ve ellerim ayaklarımla yer değişiyordu

gölgesine küs yürüyordu bedenim
duvar dibi yalnızlığa çarşaf sererken
ben olmayan bir ruh haliyle
şaşkınlık topluyordum kendimden
hem…
şiir sokakta, ben kuytudaydım
soğuk, kırılmış gönül penceremden
nasıl içeri sızıyordu bir görsen
dayanamazdın…
sarardın yokluğundaki dağılmışlığımı…

sonra…
beynimin oynadığı sessiz filmde
gölgemde gördüm gözlerini
ağusunu içine kusar gibi baktın yüzüme
film devam ediyordu…
konu yokluğun, işlenen sensizlikti
üstüm kirpas içinde yürüyordum
nereye gittiğimi bilmeden…
bir ara içim kayınca,
raylara düştü bedenim
telaş yok…
başrol oyuncusu ölmüyordu
sadece…
kalkmaya mecali olmayan aşıktım
yüzüm içine dökülüyordu son sahnede…
yoktun biliyorum…
olsan beni baştan severdin…

YORUMLA

Devamını okumak için tıkla

SIIRLERIM

Çatırdayan kemik…

Bir matem karası şimdi yüreğim
İçim paramparça ve yaşadığım eza
Saplanan hançerin içeride kalan yanıyım
Dokunma…
Kanı içine akan yara gibi acıyor şimdi

Saatlerin durduğu amansız bir demdeyim
Bilmem… Bizi nereye koyup, neyleyim…
Dilim jilet atılmış kadar lal
Ve yok saydığın kadar ölüyüm…

Aşktan işlediğim cürmün vebali var üstümde
Hüznün kapladığı yüreğim su almadan henüz
Bel ki yarına diner diye bu fırtına
Hayallerimizi sığdıracak sandık arıyorum…

Ben ki…
Secdelerine aşık…
En sevdiği dua ile nişanlı
Dualarını aminleyen ile evli
“Yar gelsin” derken yüreği titreyen
Ben ki…
Seni sevmenin yegane hamalı…
Haydi durma!
Kırsana boynumun çatırdayan kemiğini…

YORUMLA

Devamını okumak için tıkla

SIIRLERIM

Neyleyim…?

Aşkın asıl sahibi ve kainatın yaratıcısı
Bu benim sana boyun büküşüm
Vesileyi hallerden geçerken öyle
Kalbimi tarifsiz bir aşka düşürdüm

Zamana ve mekana sığmıyor içim
Büyüdükçe büyüyor, çatlayacak yüreğim
Ruhum bedenin çok ötesinde dolanıyor
Yol göster ey rab, bu kul neylesin?

Bilinen ve bilinmeyenin asıl sahibi
Bu benim sana celi gelişim
Diyarı özlemden geçerken sessiz
Takılıp düşürdüm gönlümü derde

Saltanat Saray’ımda aşka ferman var
İmzalanmış yar elinde duran sürgün var
Ne vakit duygular ayaklansa gönülde
Yar bildiğim canandan bana sitem var

Geceyle hüzün kaplamış yüzüm
Su sızdırıyor, ıslanmış gözlerim
Turkuaz Gökkubbe kaplanmış gözyaşıyla
Giyinmiş entarisini, hüznünü dökmeye hazır

Yönünü kaybetmiş biperva hallerdeyim
Dünya bir dehşet yeri, bilmem ki neredeyim
Seslensem duyulmaz derin bir kuyudayım
Anlatsam dinlenmez kendime araftayım
Neyleyim…?

YORUMLA

Devamını okumak için tıkla

EN ÇOK OKUNANLAR