Şimdi yüreğine bağdaş kurmuş yetim sevdanın kelepçelerinde esareti yaşa
Sana ne bıraktığımın öneminden geçerek, yaşadığım önemsizlikleri bırakıyorum baş yastığına.
Ruhunun kirlendiği sokaklardan geçiyorum.
Detaylar »
Gittim!
Kalemi kırılsın bu sevdanın
Ayrılık kırmışsa kanatlarımı,
kalemi kırılsın bu sevdanın!
ne sen ol yarınlarımda
ne de yaşama sevinci gönül bağımda
yıkılsın ne var ne yoksa
bir harabeye dönüşsün gönül evim
çaktın nasılsa çakmağı çırama
ha bir kıvılcım acıtmış canımı
ha har yeri olmuş deli gönlüm
ne fark eder?
nasılsa ikisi de yakacak canımı
bu sevdaya da iyi yanmak yakışır
bir kıvılcımla bitecek tütsü değil benimkisi
senin kadar ucuzda değil duygularım!
Detaylar »
Sonu gelmiş bir sevdanın istifası
Kahırla vuruyorum kendimi bu geceye;
Sözlerin acı kadehinden içime savruk sızılar değiyor. Fırtınalı yağmurların sert damlaları gibi, akıtıyorum seni kan kırmızı göğsümün kafesinden içimin sen kesen yanına, senli düşlerimi de ateşe veriyorum ve içimin kan kulunç’unu gece yarısı nöbetlerine gömüyorum. Bu yüzden sonu gelmiş bir sevdanın istifasını yazıyorum.
Bakışlarınla dağlara yeşiller giydirerek çocukça koşarken yarınlara, içimin üşüyen titrekliğini sende ısıtıyorken, tek bir damla hüznün sana uğramasında içim kanıyorken beni tozlanmış tarih raflarının arasına çoktan kaldırmışsın bile.
Detaylar »
