çelişkili sorgulama serüveninde yitik düşünceler
elde hazan, elde kayıp zaman ve elde azap
mumun dibini aydınlatmadığı kadar karanlık,
güneşin özünü yaktığı kadar canımı yakıyorsun
dudakları çatlamış toprağın koynuna damla misali düşüyorum
havva’nın adem’i kadar pişman,
züleyha’nın yusuf’u kadar suçsuzum
seni tanırım!
Detaylar »
Haziran 13th, 2010
biri gel, biri dur, diğeri gelme diyor
Ocak 16th, 2010
Ne gel, nede gelme
Elimde şafaklara kırılgan gözlerin duruyor hala
Yüreğin güney, ellerin zemheri ve gözlerin hala kuzey
Yosun giyinmiş yeşil gözlerinde bir ayaz
Fecri sadık narinliğinde bir tebessüm duruyor yüzünde
Hiç unutmam…
Ellerinin yumruk, gözlerinin şaşkın olduğu geceleri
Detaylar »
Ocak 16th, 2010
Gelme
Gelişlerin beni yeniden vurmayaysa
Gelme!
Artık seni taşıyacak kadar güçlü değilim
Yokluğunda, varlığında bir acayip
Bırak kalayım yalnızlığımla
Şaşmasın artık rotam
Tersyüz olmasın yaşantım
Ait olduğum yeri bilmeliyim
Detaylar »
