Kalem sahibi ile iletişime geçin

SIIRLERIM

Cehennem ateşine

Gülüşlerimin yamalı ucuna as gözlerini
Matem karası gecelerin pusundan geçerken
Işık ol sela’sı önceden okunmuş geleceğime
Beni böyle bırakma, kaldır düşürdüğün yerden
Gel, özlemlerinden arındır son defa
Yoksa kabir azap olur seni özlemekten

Birlikte yürüyemediğimiz yollar aşkına
Dilerim sırattan gerçerken birlikte yürütür mevla
Avuçlarıma hapsettiğim dualar hatırına
Umarım seni bana yar eder öbür tarafta
Olur da bir gün beni sorarsan
Bilesin ruhum bizar, durduğum yer kendime araf

İnsan ölünce;
Bedeni ağır, ruhu hafifler derdi babaannem
Benimse omuzlarımda talihsiz bir yazgının hayat ağırlığı
Sol yanımı kanatırken kifayetsiz acılar
Son soluk boşluğunda özlemek varmış
Göz perdesine inmeden kırılan kirpiğin ucu
Bir buse ver razı olayım cehennem ateşine…

YORUMLA

DEVAMINI OKU
Duygularınızı yorumlayın

Yorum ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

SIIRLERIM

Yusuf’iyim ben sana…

Solumda bir mızrap gönül tele inince
Ruhuma aşkı söyleten sen gelirsin aklıma
Ayamda gülüşlerin türkülere sarınca
Bam teli vurumunda sen düşersin yadıma

Bazen gönül figandır har yeri harmanında
Gamzelerin yamandır dağ evi yangınında
Ben sana maşuk iken şu gönül divanında
Lisanım teğet geçer duyguyu anlatmakta

Kasım sancıları vurunca sol yanıma
Şubat heyecanlarında çoğalıyorum sana
Şu gönül limanımı sorgusuz yaktığında
Gönlüm aşk denizinde dalarım ummanlara…

Fetva arama hale, halim senden ibaret
Niyet salih olunca ameldedir keramet
Tan vakti dua’da ister isen sürgün et
Gönül kıblegahında sanadır bu şehadet

İlim sarayından tahsil edince aşkı
Bilirim seni yaratan makbul-i kainatı
Sahibin emrindedir şu feleğin her şartı
Sendeki bin mananın tek adıdır yaşantı

Gel ey miski amber takdirimiz İlah’i
Zülüf dökülsün yüze zikrimiz olsun gani
Ecel ötede dursun sana gelir bu fani
Seni sevmek yaşamaktır, sorma delilin hani

Siğne-i barınağım mabed olmuşken sana
Savurup hallerimi del etme bu cihana
Mecnun ise maksadın darımın payitahtında
Bir içre-i damlada Yusuf’iyim ben sana…

YORUMLA

Devamını okumak için tıkla

SIIRLERIM

Sükût-i lal

Rüku’da boyun eğip, secdede alnını öptüğüm
Ellerinle kalbime vurduğun bıçak yarası
Yasımı tutman için iyi bir sebep olmalı
Yankısı beynime nakşolan kapı çarpışında
Aşkın vebalini yüklenip, bedelini ödedim
Nadan bir ok gibi hedefine ulaştı, bu defa sözlerin…

Matemin en karasında öğrendim adamlığımı
Ebed seyyahıyken sana yüreğim
Ruz sonunda senden aldım payımı
Vakit ayrılığa gebe, sözlerin kurşun
Araf’ım şimdi, içine akan yara gibi…

Ruhum kendime sükût-i lal
Kalp kırılmışsa konuşmak neye yarar
İç sesimin la notasına vuran mızrabım gam
Hangi şarkı çalarsa çalsın, içinde hüzün var

Hiç’lik makamının efendisi,
Hiç’ten gelmiş, hiçe yolcuyum yar
Korkma, cehennem ateşi beni yakmaz
Sen beni yaktın ya,
artık hiçbir ateş bende tutuşmaz

Secdelerinden terk-i sala eyle
Dilersen sür ummana gamımı ezva eyle
Hay barınağına düşsün içim, yanayım fark etmez
Allah var, güzel sevdim, yokluğun bile kar etmez…

Vakit, vect ile mevt arası
Beni gönül kapısından yolcu ederken
Kapıyı yavaş kapat, bendeki seni incitme
Sen ruhuma taşınmış ney’den bir seda
Ben sana gönül eğmiş neyzen-i al’a…
Kelam-ı hakta örtündüğün gibi defnet beni
Yüreğin bana en güzel mezar…

YORUMLA

Devamını okumak için tıkla

SIIRLERIM

Ben seni severken…

Ben seni severken nebatlar boyun eğer
İç çeker toprağı örten bitkiler
Heyecanlanır bastığım yerler
Açılır arşın yedi kapısı
Ben seni severken miracı yaşarım
Zaman manasına ulaşır
Yaşadığım his edilir, varlığım bilinir.

Renklerin en güzeline kuşanır dağlarımın yeşilleri
Ellerim dua’da örünür yüreğine
Yazılan şiirler, okunan şarkılar mest olur
Yankılanır gönlümün duvarlarında gülüşlerin
Aşka titrer içim, ki ben yaşlı değilim
Ne zaman seni sevsem, huzurda kaybolurum…

Ben seni severken şehrimde güneş batmaz
Yıldızlar nur saçar caddelerime
İnsanların yüzü güler içime
Ben seni severken zindanlar saray olur
Yaşadığımı bilirim, özgürlüğü his ederim…

Cidar bir sessizliğe omuz silkeler yüreğin
Gizli sevdalara yol olur aşkların saklı kenti
Boşu dolmayan, dolusu almayan karşılıksız sevdalar
Kırık kadehlerin cam parasında uyanır
Secde eder aşkların en al’ası…
Ne zaman seni sevsem, sarhoşluğum bile güzelleşir…

Ben seni severken Mekke’de Sümeyye gelir aklıma
Veda Hutbesinde emanet olduğunu bilirim
Rabia Meydanında bir Esma örülür içime
Nefsime karşı Asiye direnişisin sevgili…
Ben seni severken…
İffette Meryem, tesettürde Aişe olursun

Sen beni severken…
Mescid-i Aksa’da Murabıt, Filistin’de cesur çocuk
ve şehidi Rezzan Neccar’da İsraile meydan okurum
Sen beni seversen…
Ya durdurum bu hayasızca akını ya da uğruna şehid olurum bu davanın…

YORUMLA

Devamını okumak için tıkla

EN ÇOK OKUNANLAR