<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ş.Semihhan AYDEMİR &#187; YAZILAR</title>
	<atom:link href="http://www.semihhan.com/Semihhan/yazilar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.semihhan.com</link>
	<description>Ş.Semihhan AYDEMİR Resmi Web Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 29 Aug 2010 19:09:44 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Beni gör olur mu?</title>
		<link>http://www.semihhan.com/yazilar/beni-gor-olur-mu.html</link>
		<comments>http://www.semihhan.com/yazilar/beni-gor-olur-mu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Aug 2010 17:13:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ş.Semihhan AYDEMİR</dc:creator>
				<category><![CDATA[YAZILAR]]></category>
		<category><![CDATA[beni]]></category>
		<category><![CDATA[beni gör olur mu]]></category>
		<category><![CDATA[bir gece]]></category>
		<category><![CDATA[deneme yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[gör]]></category>
		<category><![CDATA[güzel yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[mü]]></category>
		<category><![CDATA[olur]]></category>
		<category><![CDATA[semihhan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.semihhan.com/?p=835</guid>
		<description><![CDATA[Bir gece vakti dudağına düşen buse ile yüreğime düştü bu sevdanın ateşi, sen güldün ben yandım. Beynime çakılan sesinin ritminde titreyerek kalbim, her gün biraz daha sevdim seni. Sevdim; ben sevdikçe sen büyüdün, ben küçüldüm. Çok kez yüreğime dur dedim. Bu sevda sana bir kaç beden büyük gelir, davul bile dengi dengine, her gün biraz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.semihhan.com%2Fyazilar%2Fbeni-gor-olur-mu.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><a rel="attachment wp-att-836" href="http://www.semihhan.com/yazilar/beni-gor-olur-mu.html/attachment/beni-gor-olurmu"><img class="alignnone size-full wp-image-836" title="Beni gör olur mu" src="http://www.semihhan.com/wp-content/uploads/2010/08/beni-gor-olurmu.jpg" alt="" width="610" height="400" /></a><br />
Bir gece vakti dudağına düşen buse ile yüreğime düştü bu sevdanın ateşi, sen güldün ben yandım.<br />
Beynime çakılan sesinin ritminde titreyerek kalbim, her gün biraz daha sevdim seni.<br />
Sevdim; ben sevdikçe sen büyüdün, ben küçüldüm.<br />
Çok kez yüreğime dur dedim.<br />
Bu sevda sana bir kaç beden büyük gelir, davul bile dengi dengine, her gün biraz daha yükünün ağırlaştığı bu sevdaya karşı koy artık dedim ama yüreğime söz dinletemedim.<br />
Baktığım her yerde sen, gördüğüm her şeyde sen, boy boy manşetlerle süslüyorsun günlerimi/gecelerimi.<br />
Aklıma düştüğün her yerde sular tersine akar sevgili.<br />
Ben sana, sense benim keşfedemediğim dünyalara akıyorsun her daim.<br />
Su akar elbet yatağını bulur diye sabırla bekledim.<br />
Su aktı ama gönlümün yatağını bulmadı hiç bir vakit.<br />
Gün doğmadan neler doğar diyerek avundum sonra, beni anlaman için zaman yeter diye düşünerek en çok zamanın duvarlarına yasladım sahipsiz yüreğimi<br />
Belki bilirsin, mahalle muhtarının deli oğlu bile evlendi, Selda teyzenin kızı ikinci kocaya kaçtı az daha unutuyordum duysan basacaksın kahkahayı ama çoban Seyfo bile âşık olmuş hem de köyün en güzeline.<br />
Ah be yarenim şimdi burada olmalıydın, görebilmeliydin ahalinin halini herkes kendinden geçmiş baharın gelmesiyle mart kedileri gibi nişan, düğün törenleri almış başını gidiyor.<br />
Bir benim buralarda yüreği ser sefil, gözleri ıslak bakan, bir benim hasretine kordan gömleği sırtına geçiren.<br />
Geçen gün şehirden misafirler geldi.<br />
Havadisler bol, almış başını gidiyor yaygara meğer gazetelerde boy boy manşetlere taşımış seni.<br />
Artık sende twit&#8217;mi takılıyormuşsun ne, gerçi ne olduğunu da anlamadım ya neyse sen yapmışsan en doğrusudur elbet benim aklım ermez.<br />
Velhasıl güzel gözlüm; sana bir demet gül gönderecek kadar olamasam da, bil ki yeşili giyinmiş dağlarımın tüm gülleri senindir ve bil ki gökten yıldız kaydığında aynı dilekleri tutmasak da fezanın eteklerinden en güzel yıldızları saçlarına toka etmek için seçtim.</p>
<p>Şimdi sana güzel geceler diliyorum;<br />
Uykularımın firari olduğu en güzel düşlerimi uykularına yolluyorum.<br />
Beni gör olur mu?</p>
<p>Ş.Semihhan AYDEMİR</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.semihhan.com/yazilar/beni-gor-olur-mu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gittim!</title>
		<link>http://www.semihhan.com/yazilar/gittim.html</link>
		<comments>http://www.semihhan.com/yazilar/gittim.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 May 2010 10:55:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ş.Semihhan AYDEMİR</dc:creator>
				<category><![CDATA[YAZILAR]]></category>
		<category><![CDATA[başdağ kurmuş]]></category>
		<category><![CDATA[deneme yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[esaret]]></category>
		<category><![CDATA[gittim]]></category>
		<category><![CDATA[güzel yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[kelepçelerinde]]></category>
		<category><![CDATA[semihhan]]></category>
		<category><![CDATA[sevdanın]]></category>
		<category><![CDATA[şimdi]]></category>
		<category><![CDATA[yaşa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.semihhan.com/?p=621</guid>
		<description><![CDATA[Gittim! Şimdi yüreğine bağdaş kurmuş yetim sevdanın kelepçelerinde esareti yaşa Sana ne bıraktığımın öneminden geçerek, yaşadığım önemsizlikleri bırakıyorum baş yastığına. Ruhunun kirlendiği sokaklardan geçiyorum Kaldırımlar boyu şehvetin, ihtirasına boyanmış duvarlarda yüzünün çizgilerini görüyorum. Dudaklarının iz bıraktığı boyalara kusarak nefretimi bir şişe şaraba gömdüğün sevdanın pusulasını yırtıyorum bu gece. Şimdi silkeliyorum üzerimdeki kirlerini, güvez rengine boyanmış [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.semihhan.com%2Fyazilar%2Fgittim.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><strong><a rel="attachment wp-att-763" href="http://www.semihhan.com/yazilar/gittim.html/attachment/gittim-2"><img class="alignright size-full wp-image-763" title="gittim" src="http://www.semihhan.com/wp-content/uploads/2010/05/gittim.jpg" alt="" width="248" height="333" /></a>Gittim!</strong><br />
Şimdi yüreğine bağdaş kurmuş yetim sevdanın kelepçelerinde esareti yaşa<br />
Sana ne bıraktığımın öneminden geçerek, yaşadığım önemsizlikleri bırakıyorum baş yastığına.<br />
Ruhunun kirlendiği sokaklardan geçiyorum</p>
<p>Kaldırımlar boyu şehvetin, ihtirasına boyanmış duvarlarda yüzünün çizgilerini görüyorum.<br />
Dudaklarının iz bıraktığı boyalara kusarak nefretimi bir şişe şaraba gömdüğün sevdanın pusulasını yırtıyorum bu gece.<br />
Şimdi silkeliyorum üzerimdeki kirlerini, güvez rengine boyanmış dudaklarının arasına oturmuş esrik tebessümün beyninde oluşturduğu narat dönüşleri hesaplamıyorum.</p>
<p><strong>Gittim!</strong><br />
Şimdi tutarsız hallerinin boşluğunda en büyük çelişkileri yaşa.<br />
Seni nasıl sevdiğimin öneminden geçerek, senden nasıl vazgeçtiğimin sorusunu bırakıyorum kafana<br />
Şimdi tenine serilmiş üç kuruşluk çarşaflara dilediğince ser bedenini&#8230;<br />
Gün senin günün, devranın döneceği, yüzünün buruşup teninin eskiyeceği günlerden geçiyorum<br />
Bakışlarında bin pişmanlık, yüreğinde azapsı bir sızıntı ve utanç içinde yüz hatlarının çukurlarına düşüyorsun.<br />
Yanakları kızarmış sokak lambaları, rüzgarın eteklerini savurduğu günleri anımsayarak güzelken haz aldıklarında boğuluyorsun.</p>
<p><strong>Gittim!</strong><br />
Şimdi seni kendime kefenlediğim kabristanın kimsesizler yurdunda gör kendini&#8230;</p>
<p>Ş.Semihhan AYDEMİR</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.semihhan.com/yazilar/gittim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Oysa ben; kuyuya düşmüş Yusuf kadar masumdum</title>
		<link>http://www.semihhan.com/yazilar/oysa-ben-kuyuya-dusmus-yusuf-kadar-masumdum.html</link>
		<comments>http://www.semihhan.com/yazilar/oysa-ben-kuyuya-dusmus-yusuf-kadar-masumdum.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Mar 2010 22:48:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ş.Semihhan AYDEMİR</dc:creator>
				<category><![CDATA[YAZILAR]]></category>
		<category><![CDATA[ah sen]]></category>
		<category><![CDATA[ben]]></category>
		<category><![CDATA[düşmüş]]></category>
		<category><![CDATA[kadar]]></category>
		<category><![CDATA[kekremsi]]></category>
		<category><![CDATA[kuyuya]]></category>
		<category><![CDATA[leyla]]></category>
		<category><![CDATA[masumdum]]></category>
		<category><![CDATA[mecnun]]></category>
		<category><![CDATA[oysa]]></category>
		<category><![CDATA[şehvet]]></category>
		<category><![CDATA[semihhan]]></category>
		<category><![CDATA[vuslat]]></category>
		<category><![CDATA[yusuf]]></category>
		<category><![CDATA[züleyha]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.semihhan.com/?p=575</guid>
		<description><![CDATA[Vuslatı celp edip gözlerinde güneşe tutunduğumdan bu yana, kekremsi bir acının güz mevsimine düşüyorum kendi içimde. Şimdi hangi kıbleye dönse yüzüm ve hangi seccadeye inse alnım şavkından cemalime düşen ayrılığı görüyorum&#8230; Bu yüzden tanrılar katında duası yarım kalmış adam sıfatındayım ve bu yüzden ateşten gömleği taşıyorum sırtımda&#8230; Oysa ben; kuyuya düşmüş Yusuf kadar masumdum ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.semihhan.com%2Fyazilar%2Foysa-ben-kuyuya-dusmus-yusuf-kadar-masumdum.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><a rel="attachment wp-att-766" href="http://www.semihhan.com/yazilar/oysa-ben-kuyuya-dusmus-yusuf-kadar-masumdum.html/attachment/yusufun-kuyusu"><img class="alignnone size-full wp-image-766" title="Oysa ben kuyuya düşmüş Yusuf kadar masumdum" src="http://www.semihhan.com/wp-content/uploads/2010/03/yusufun-kuyusu.jpg" alt="" width="512" height="311" /></a><br />
Vuslatı celp edip gözlerinde güneşe tutunduğumdan bu yana, kekremsi bir acının güz mevsimine düşüyorum kendi içimde.</p>
<p>Şimdi hangi kıbleye dönse yüzüm ve hangi seccadeye inse alnım şavkından cemalime düşen ayrılığı görüyorum&#8230;</p>
<p>Bu yüzden tanrılar katında duası yarım kalmış adam sıfatındayım ve bu yüzden ateşten gömleği taşıyorum sırtımda&#8230;</p>
<p>Oysa ben; kuyuya düşmüş Yusuf kadar masumdum ve sen bir Züleyha cüretiyle kanıma girmeye çalışıp, ardından ittin zindanlarına&#8230;<br />
<span id="more-575"></span><br />
Hâlbuki Leyla&#8217;nın Mecnun&#8217;u gibi kendi yürek çöllerimde susamıştım sana&#8230;</p>
<p>Yıllanmış şarap narına düşmüş kadar esrik ve görmeyen kibir kadar kördü gözlerin…</p>
<p>Biz ki; toprağı yaman törelerin yumruk içine bilenmiş sevdaların tozuyduk hayat yolunda.</p>
<p>Namluya göğüs germiş memleket kadar cesur, muarız erlerine baş kaldırarak kendi sevdasının ipine asılıp hayata meydan okuyan anaların çocuklarıyız.</p>
<p>Ah sen! Şehveti göğsüne dekolte etmiş, tükenmiş iffeti büyük bir heybetle ayaklarının altında ezerken, kaç ölüm birden geçiyor sinemden bir bilsen…</p>
<p><strong><em>Ş.Semihhan AYDEMİR</em></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.semihhan.com/yazilar/oysa-ben-kuyuya-dusmus-yusuf-kadar-masumdum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sen gittin</title>
		<link>http://www.semihhan.com/yazilar/sen-gittin.html</link>
		<comments>http://www.semihhan.com/yazilar/sen-gittin.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Jan 2010 22:18:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ş.Semihhan AYDEMİR</dc:creator>
				<category><![CDATA[YAZILAR]]></category>
		<category><![CDATA[deneme yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[deneme yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[gittin]]></category>
		<category><![CDATA[güzel yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[semihhan]]></category>
		<category><![CDATA[sen]]></category>
		<category><![CDATA[sen gittin]]></category>
		<category><![CDATA[yazırlar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.semihhan.com/?p=543</guid>
		<description><![CDATA[Gittin, hem de yaşanan onca şeye kibrit çakarak. Bense senden sonra yüreğimde tutuşan ve yakıp yok etmeye yeltendiğin sevdanın geçmişini de, geleceğini de kurtarmaya çalışıyorum yangınlarından. Yokluğunun sen duran tarafında yeniden büyüterek yaşatıyorum seni içimde. Gittin diye yokluğunu yüreğime acı ile ilmeklediğin geceyi kefensiz satırlara gömmedim. Varlığında hayata sımsıkı sarılmışken, yokluğunu suskunluğa gömecek kadar aciz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.semihhan.com%2Fyazilar%2Fsen-gittin.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><span style="color: #808080;">Gittin, hem de yaşanan onca şeye kibrit çakarak. Bense senden sonra yüreğimde tutuşan ve yakıp yok etmeye yeltendiğin sevdanın geçmişini de, geleceğini de kurtarmaya çalışıyorum yangınlarından. Yokluğunun sen duran tarafında yeniden büyüterek yaşatıyorum seni içimde. Gittin diye yokluğunu yüreğime acı ile ilmeklediğin geceyi kefensiz satırlara gömmedim. Varlığında hayata sımsıkı sarılmışken, yokluğunu suskunluğa gömecek kadar aciz olmadım. Varlığında da, yokluğunda da hiçbir zaman seni acılarımın metresi ederek yüreğimin kendi çıkarlarına değişmedim</span>.<br />
<a rel="attachment wp-att-769" href="http://www.semihhan.com/yazilar/sen-gittin.html/attachment/sen-gittin-2"><img class="alignnone size-full wp-image-769" title="Sen gittin" src="http://www.semihhan.com/wp-content/uploads/2010/01/sen-gittin.jpg" alt="" width="600" height="400" /></a><br />
Mevsim, sonbahara akarken, ilkbahar heyecanlarını yamalı yüreğime doldurarak sana geliyorum. Varlığımda hayalin, ellerimde senden arta kalan hüznün pusulası ve dudaklarımda yaşamı terk etmiş cümlelerin suskunluğuyla sana geliyorum.</p>
<p>24 Kasımın soğuk gecesini aralayarak parmaklarımın ucuyla kentin yorgun kaldırımlarında sana dair yüreğime kelepçelenmiş tanıdık, tanımadık sesler arıyorum sokak aralarında.</p>
<p>Sana dair tek bir kelime tüm acılarımı üzerimden sıyırıp atmaya yeterdi. Tek bir merhaban hüzne kısılmış dudaklarıma tebessümler ekmeye çoktu bile. Sensizliğin virajından çıkıp hayatın puslu sokaklarına acıyla düşerken, kanayan sol yanımın sızısını astığım ay ışığı bile ağlıyordu ince, narin ve sen bakan gözleriyle. Gözlerime oturan yüzünün zembereği kırılmış zamanın avuçlarında akıp gidiyorum kerbela tohumlarının serpildiği virane hanlarıma. Seni önce güneşin sıcak alnında heyecanlarımla, sonra hüzzam gecelerin zemherisinde titrek dudaklarımın ıslak dualarında aradım.</p>
<p>Sana attığım her adımda toprak yağmur, sokaklar yalnızlık kokuyordu. Umudumun salıncağında körebe misali yolumun nereye çıkacağından bihaber vuslat gecelerin nemli kapılarını araladım. Pusulası ziyan olan şaşkın sevdanın ve kapıları boş odalara açılan çaresizliğin içinde buldum kendimi her seferinde. Sana yollarımın arsız dikenleri üzerinde yürürken kanayan ayaklarımın parmak uçlarına direniş ektim. Gelişlerimde attığım her adımda bir yanımın uçuruma, diğer yanımın ise sensizliğe düştüğü yolları inadına çıkıyorum. Ne İstanbul’un puslu havasına, nede ayaklarıma batan dikenlere aldırış etmeden yürüyorum şehrin sessizliğinde. Nereye gitmem gerektiğini bilmeden sende kalan benliğimi bulmaya çalışıyorum.</p>
<p>Gidiyorum işte, hem de pusulası olmayan acemi bir askerin düşman donanmasından kendini kurtarma telaşında olması gibi. Adını tekrarlayarak senle kulaklarımı sağır edercesine bastırıyorum geceyi.</p>
<p>Acıyan yanlarımda eziyorum engelleri, parmak uçlarımla öpüyorum acının en kırmızı rengini. Her şeye, sana bile inat arıyorum seni bilinmeyen adreslerde. Gökyüzünün karanlık gövdesinden mevsimleri koynuma alıyorum. Sol yanıma bulutların kendini sıkması ile çaktığı şimşeklerin kurşunları, diğer yanımaysa saatli bir bomba gibi tabiatı yok etmeye kendini adapte etmiş rüzgârı alıyorum. Seni yüreğime ve sana dair geri kalanları ise toplayıp avuçlarımın arasına alıyorum. Bir asır değil, bin ömre bedel bir ömür uzak yollardan seni yüreğime, sana dair olanlarıysa avuçlarıma doldurarak sana geliyorum.</p>
<p>Gülüşlerinle yollarımı aydınlatıp, umutlarımla azmimi artırarak pes etmeden en patikaları senin için geçiyorum. Asla gidişine iflas edip meteliksiz bir intiharın ipine asmadım yüreğimi. Gittiğinden beri bastırılmasa da kanamalarım, acımasız ihtilalinle kelepçelesen de yüreğimi, en kör hücrelerde çürümeye terk etsen de bedenimi, ben seninle sevdalısı olduğum yaşama devam ediyorum. Kimi zaman uykularımı sürgün ederek geceden başımı göğsüne koyarak ağladım, kimi zamanda yanaklarımın üzerinden devrilen dalgaların tuzlu sularını içtim. Canıma kast edercesine üzerime çöreklenen arsız fırtınalara göğüs gererek, esrarkeş yangınları sana kavuşma arzularımda söndürdüm.</p>
<p>Evet, giderken bir yanımı götürdün beraberinde, bana bıraktığın yanımın aksaklığıyla sımsıkı tutundum yaşama ipine, salmadım, bırakmadım kendimi, mağlup olmadım hayatın beni bitirme istemlerine.</p>
<p>Evet, yüreğim ıslak gözlerimin çeperlerine takılarak acıdı, sensiz gecelerimin dondurucu yanında üşüdüm. Ancak varlığında sana küfür etmediğim gibi, yokluğunda da beddualar yollamadım. Ne Hasret dalgalarının yüreğimin kıyılarını her gece alabora etmesi, nede içimdeki çığlıkların uykularımı sürgün etmesi sana nefret yanımı harekete geçirmedi.</p>
<p>Yetim mevsimlerin koynunda bana düşen payın hicranlarıyla şiirler dizeleyerek en güzel sözlerimi yine senin için söyledim. Asla kutsal sevgimin tohumlarına nifakı karıştırmadım.<br />
Güneşi kaybettiğimde, gözlerinle güneşin sınırsız coğrafyasını keşfettim. Nefeslerim normal değil ancak aldığım her nefes ve hayata bıraktığım her gülüşüme seni ektim.<br />
Belki aramakla bulamadım seni ama senin için kısılmış dudaklarımdan dökülmeyen kelimelerin suskunluğuyla gözyaşı döktüm sağır ve dilsiz kaldırımlara.</p>
<p>Sen gittin;<br />
Gittin, hem de yaşanan onca şeye kibrit çakarak. Bense senden sonra yüreğimde tutuşan ve yakıp yok etmeye yeltendiğin sevdanın geçmişini de, geleceğini de kurtarmaya çalışıyorum yangınlarından. Yokluğunun sen duran tarafında yeniden büyüterek yaşatıyorum seni içimde. Gittin diye yokluğunu yüreğime acı ile ilmeklediğin geceyi kefensiz satırlara gömmedim. Varlığında hayata sımsıkı sarılmışken, yokluğunu suskunluğa gömecek kadar aciz olmadım. Varlığında da, yokluğunda da hiçbir zaman seni acılarımın metresi ederek yüreğimin kendi çıkarlarına değişmedim.</p>
<p>Belki bilemedin ama ben yüreğine inen acının bedenini kavraması ile gözlerinde yağmurlar yağdıran hüznün sahipsiz yetimliğine sevdalıydım.</p>
<p>Belki bilemedin ama ben yaşamın boyunca işlediğin ve işleyeceğin tüm günahlarını kendime sermaye edindim. Ben hayata karşı işlediğin suçlardan giyindiğin hükümleri, ben sabıka defterine işlenmiş tüm sabıkalarını ve ben bir gün idam edileceksen boynuna asılacak ipi boynuma takmak için seni arıyorum.</p>
<p>Ş.Semihhan AYDEMİR</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.semihhan.com/yazilar/sen-gittin.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sonu gelmiş bir sevdanın istifası</title>
		<link>http://www.semihhan.com/yazilar/sonu-gelmis-bir-sevdanin-istifasi.html</link>
		<comments>http://www.semihhan.com/yazilar/sonu-gelmis-bir-sevdanin-istifasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2010 20:44:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ş.Semihhan AYDEMİR</dc:creator>
				<category><![CDATA[YAZILAR]]></category>
		<category><![CDATA[bir]]></category>
		<category><![CDATA[deneme yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[gelmiş]]></category>
		<category><![CDATA[güzel yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[istifası]]></category>
		<category><![CDATA[semihhan]]></category>
		<category><![CDATA[sevdanın]]></category>
		<category><![CDATA[sonu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://localhost/semihhan/?p=264</guid>
		<description><![CDATA[Kahırla vuruyorum kendimi bu geceye; Sözlerin acı kadehinden içime savruk sızılar değiyor. Fırtınalı yağmurların sert damlaları gibi, akıtıyorum seni kan kırmızı göğsümün kafesinden içimin sen kesen yanına, senli düşlerimi de ateşe veriyorum ve içimin kan kulunç’unu gece yarısı nöbetlerine gömüyorum. Bu yüzden sonu gelmiş bir sevdanın istifasını yazıyorum. Bakışlarınla dağlara yeşiller giydirerek çocukça koşarken yarınlara, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="fblike_button" style="margin: 10px 0;"><iframe src="http://www.facebook.com/plugins/like.php?href=http%3A%2F%2Fwww.semihhan.com%2Fyazilar%2Fsonu-gelmis-bir-sevdanin-istifasi.html&amp;layout=standard&amp;show_faces=false&amp;width=450&amp;action=like&amp;colorscheme=light" scrolling="no" frameborder="0" allowTransparency="true" style="border:none; overflow:hidden; width:450px; height:25px"></iframe></div>
<p><a rel="attachment wp-att-773" href="http://www.semihhan.com/yazilar/sonu-gelmis-bir-sevdanin-istifasi.html/attachment/sonu-gelmis-bir-sevdanin-istifasini-yaziyorum"><img class="alignnone size-full wp-image-773" title="Sonu gelmis bir sevdanin istifasini yaziyorum" src="http://www.semihhan.com/wp-content/uploads/2010/01/sonu-gelmis-bir-sevdanin-istifasini-yaziyorum.jpg" alt="" width="553" height="420" /></a><br />
Kahırla vuruyorum kendimi bu geceye;<br />
Sözlerin acı kadehinden içime savruk sızılar değiyor. Fırtınalı yağmurların sert damlaları gibi, akıtıyorum seni kan kırmızı göğsümün kafesinden içimin sen kesen yanına, senli düşlerimi de ateşe veriyorum ve içimin kan kulunç’unu gece yarısı nöbetlerine gömüyorum. Bu yüzden sonu gelmiş bir sevdanın istifasını yazıyorum.</p>
<p>Bakışlarınla dağlara yeşiller giydirerek çocukça koşarken yarınlara, içimin üşüyen titrekliğini sende ısıtıyorken, tek bir damla hüznün sana uğramasında içim kanıyorken beni tozlanmış tarih raflarının arasına çoktan kaldırmışsın bile.<br />
Anlayamadım…</p>
<p>Bir sevdanın hazin sonuna bu kadar yaklaşmışken, parmak uçlarımın dövmeye durduğu klavye’min arasına gözyaşlarımı dokuyorum. Yine senden habersiz hazırlıyorum vuslatımı. Hani mavi patiskalarla sana umut ekiyorken geceleri, turuncuda seyre dururken şahaneliğini, hani seni senden gizli yaşıyorken duygularımın dipsiz kuyularında, ölümüne sevmek isterken seni, bütün bunlara karşı beklediğim tek şey yaşamaya sunduğum sevgimin kadehine bir damla düşürmendi. Yapmadın, yapmadığın gibi birde sana dair benliğimi ateşe vermeye mecbur ettin beni&#8230;</p>
<p>Üst üste dikiyorum şimdi kanayan yanlarımı, varlığının korundan, yokluğunun azabına hicret ederken yürek yangınlarıma düşüyorum bedelsiz.</p>
<p>Kim bilir, sen her zaman olduğu gibi, geceyle ne kadar ince ve narinsin. Bütün güzergâhlarıma döşüyorken ayrılık, şimdi nerede, ne yaşadığını bilmediğim sisli muhabbetlerinin düş kurgularındasın belki.</p>
<p>Oysa ben sende dört mevsime ilkbahar adı vermiştim. Gülüşlerinde papatyalar açarken, kahırlarımı sürgün ediyorken varlığında ve karanlıklarımı aydınlatmaya yetiyorken gözlerin, gecikmiş gelmelerin ile erken gitmelerine vuruldum.</p>
<p>Bilirsin her şeye rağmen bu sevdaya en büyük bedeli ben ödedim. Demiştim, hem de daha yolun ilk basamaklarında, bir başkadır benim sevdam, taşıyamaz her yürek diye. Öyle değil mi?</p>
<p>Nitekim yüreğime bir kıran gibi yumruklanmış yokluğunu kadehlerken, şişenin dibini bulacağım bu gece, bulacağım ve öyle gideceğim senden…</p>
<p><strong>Yazar:</strong> Ş.Semihhan AYDEMİR</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.semihhan.com/yazilar/sonu-gelmis-bir-sevdanin-istifasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
