Gittim!
Şimdi yüreğine bağdaş kurmuş yetim sevdanın kelepçelerinde esareti yaşa
Sana ne bıraktığımın öneminden geçerek, yaşadığım önemsizlikleri bırakıyorum baş yastığına.
Ruhunun kirlendiği sokaklardan geçiyorum Detaylar »
Gittim!
Oysa ben; kuyuya düşmüş Yusuf kadar masumdum
Vuslatı celp edip gözlerinde güneşe tutunduğumdan bu yana, kekremsi bir acının güz mevsimine düşüyorum kendi içimde.
Şimdi hangi kıbleye dönse yüzüm ve hangi seccadeye inse alnım şavkından cemalime düşen ayrılığı görüyorum…
Bu yüzden tanrılar katında duası yarım kalmış adam sıfatındayım ve bu yüzden ateşten gömleği taşıyorum sırtımda…
Oysa ben; kuyuya düşmüş Yusuf kadar masumdum ve sen bir Züleyha cüretiyle kanıma girmeye çalışıp, ardından ittin zindanlarına…
Detaylar »
Sonu gelmiş bir sevdanın istifası
Kahırla vuruyorum kendimi bu geceye;
Sözlerin acı kadehinden içime savruk sızılar değiyor. Fırtınalı yağmurların sert damlaları gibi, akıtıyorum seni kan kırmızı göğsümün kafesinden içimin sen kesen yanına, senli düşlerimi de ateşe veriyorum ve içimin kan kulunç’unu gece yarısı nöbetlerine gömüyorum. Bu yüzden sonu gelmiş bir sevdanın istifasını yazıyorum.
Detaylar »
