yüreğimde eski zamandan kalan anılar
ve ellerimde yokluğunun boşluğuyla
bu gece öyle başımı koyuyorum yastığa
herkesten uzak ve herkesten gizleyerek gözyaşlarımı
dalıp gidiyorum düşlerimin en ağır uykularına
önce bir sandala binip
senin en sevdiğin mavilere kürek çekiyorum
ardından gecenin karanlığını acımla çıkıyorum
Detaylar »
Seni özledim
Kalemi kırılsın bu sevdanın
Ayrılık kırmışsa kanatlarımı,
kalemi kırılsın bu sevdanın!
ne sen ol yarınlarımda
ne de yaşama sevinci gönül bağımda
yıkılsın ne var ne yoksa
bir harabeye dönüşsün gönül evim
çaktın nasılsa çakmağı çırama
ha bir kıvılcım acıtmış canımı
ha har yeri olmuş deli gönlüm
ne fark eder?
nasılsa ikisi de yakacak canımı
bu sevdaya da iyi yanmak yakışır
bir kıvılcımla bitecek tütsü değil benimkisi
senin kadar ucuzda değil duygularım!
Detaylar »
Bilmek isterdim
Anlamsız zamanın seyrindeyim
Bir adım geride, bir adım kendi içimde
Süzülüp gecenin avuçlarından
Kendi hayat çukuruma,
Kendi mezarıma düşüyorum öylece…
Ve gıyabımda ölüyüm
Hangisi daha çok yaşatır beni?
bu gece dumanlı başım
sillesini vurmuş ayrılıklara mahkum
esarete demir atmış zaman gemisi gibiyim
ne nuh kadar ayrıcalıklıyım,
nede savrulan yaprak kadar alçak gururum
içime düşen bu ateş küllenmez biliyorum
cümleler arasına sıkışmış adın
demirde dövülmüş kılıç kadar keskin
Detaylar »
düşeş
kanlı bir bıçağın sırtına binmiş duyguların,
barutla sarılmış yarasının üzerine kus zehrini
dünden kalma bayat ve soğuk çay
artık ısıtamaz yüreğini
ellerinin ayasına iyice kavra tavlını
kazandıklarınla övüneceğin kadar
kaybedeceklerinle de ağlarsın
Sen gidiyorsun
Sen gidiyorsun
Kokun sinmiş şehrimin kaldırımları ıslanıyor
Deniz çıldırıyor!
Dalgalar çığlıklar atıyor kıyılarımda
Sol yanıma sancılar oturuyor
Sen gidiyorsun
Ay geceme küsüyor.
Detaylar »
