Şimdi sus, gülüşlerinde öğrendiğim susmalarıma kulak ver
Pamuktan ipliğe bağlı yüreğime dokunursan kanarım
Sevişlerime yüklediğin acıyı tırnaklarımla kazırken
Gidişine yağan yağmurlar kadar hüzünlüyüm
Gitme dedim, içimde büyüyen hasretin boğar beni
Dinlemedin, gittin; varlığını bana musalla ederek
Detaylar »
Gülüşlerinle alkışla beni
yangınlarımı körükleyen şiirlerimde büyüyor sevdalarım
aramıza çizilen sınırlar boyu geçiyorum geceden
içimde dört nala koşan atlı süvarilerin ayak sesleri
birde beynime mıh gibi çakılan sesinin titrekliği kulaklarımda
kendi özümün ateşinde küllendikçe
yangınlarımı körükleyen şiirlerimde büyüyor sevdalarım
nasıl senden geçerim
su misali ince ince oydum günü/geceyi
aramızda sıra dağlar, patikalar yürüdüm
bir avcıya ceylan gibi boynumdan da vuruldum
şakağımda gözlerin, yeniden hayat buldum
beklemezdim kendimden böyle arlı sevdayı
daimi hayalinle huzur ile dolmayı
her sefer yolculuğum hüsran ile biterdi
gözlerin avucumda hoşgeldin yar-ı narin
Detaylar »
ne olur?
dağ gibi sevdamsın diyerek yükler bindirdin
omuzumda vebalin, günah giydirdin
bir sevda tutturdun, ilan-ı aşk eyledin
aklımı başımdan alsan ne olur?
derdin ki “ölümden öte köy yoktur”
cehennem narından daha kor yoktur
gözlerin göğsüme mavzer-i nişan
onikiden beni vursan ne olur?
Detaylar »
Svetlana
uzakta bir serap, gözlerin ve yüzün perdelerimde
açıyorum pencereleri derin bir nefes eşliğinde
yüzüme çalan rüzgarda kokun
bir avuç su serinliğinde yıkıyor yanaklarımı
şavkın gözlerime, yüzün cemalime iniyor
bakıyorum dağ çiçekli yüzündeki gamzelere
Detaylar »
hercai menekşe
ah hercai menekşe
havada hazan bir koku var
bedende sıkışan canın çilesi gelmiyor dile
dudaklar yorgun, eller yorgun, zaman yorgun
takvimlerden bir bir eksiliyor yapraklar
gün geceyi, gece şafağı bulurda
bir ben bulamam seni, bir ben
aynı kederin evresine daireler çizer,
döner, dolaşır kendi yürek boşluğuma düşerim
Detaylar »
