namus belası, eğreti sevda
turnam, eğilmiş yüzü kaldırımlara
başında kan renginde örtüsü
ve beyazdan kefen misali gelinlik
duvaksız gelin
gidiyorsun,
avuç dolusu ıslaklık gözlerinde
vakitsiz yağmurlar yağdırıyorsun üzerime
ah töre kıyımı sevdam
Detaylar »
namus belası, eğreti sevda
nisan yağmurlarında gözyaşlarımı kurutuyorum
keşiş bir acının mabedinde tutuşarak çıra misali
yari canan, hesapsız sorgularınla mıhlıyorum beynimi
sorgu zade yüreğim çıkmaz yanıtlara uzanırken anlamsız
sözüme dövünüp, özüme sövüyorum bu gece
Detaylar »
papaz’ın kızı, imam’ın oğlu
handan gecenin koynunda çiğdemler
uzakta bir serap, uzakta gözlerin
şafaklara uzanan bıçak sırtında duygular
aramıza ipince serilmiş sevdalık
yüzüme çizilmiş dairelerde gözlerin
yalnızlığıma düşmüş zümreler
yasak sevişmelerin kıyısında ellerimiz
ve hayta yürüyüşünde çocuklar
bir koşuşturmaca, telaş ve panik
saklı dünyamızın perdesi indi
Detaylar »
seni kendime, özüme yakıyorum
henüz olgunlaşmamış yüreğimin çiğindeyim
al, büyüt beni koynunda
tut elimden / kirpiklerime asılmış zifiri
keşfedilmemiş hayallerime koşuyorum
dumanlı başımda büğet bir sevda
sevk-i seferde çoban yıldızım
kayıp gidiyor avuçlarımdan zaman
büyüyorum
Detaylar »
Sözüm ortaya
belden aşağı dönüyor dünya
eteklerini sallıyor yitik zaman
ayarsız aşıklar
kendi sevdalarını peşkeş çekerken etrafa
bir tarafları kabararak bakarlar
birde kalplerine kilit vurmuş yalnızlar
yetim çocuklar gibi boynu bükük duygular
fahişe sokak lambaları
ah birde şu mobese kamera olmasa
caddeler yatak yorgan
Detaylar »
yar-ı azem
koştum koştum bir uçurtma ardından
sığamadım şavkımdaki hayale
şaştım kaldım yaşanmış bunca şeye
bin bir gece efsun-i ay karanlık sinende
çözemedim tılsımını çıkmaza düştüğümde
bilemedim gözlerinmiş o cevapsız bilmece
Detaylar »
